BİGA TRİBÜN | Ulusal Ekonominin Kurtuluşu Tarım Ve Tarıma Dayalı Sanayiden Geçer |
reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam reklam
  • Ana Sayfa » SİYASET
  • 14 Mayıs 2019 - 14:04:38
Ulusal Ekonominin Kurtuluşu Tarım  Ve  Tarıma Dayalı Sanayiden Geçer

reklam
Ulusal Ekonominin Kurtuluşu Tarım Ve Tarıma Dayalı Sanayiden Geçer

Ülkemiz topraklarının 28,05 milyon hektarı tarımda kullanılan sahaları oluşturmaktadır. Ancak son 17 yıldır uygulanan tarım politikalarının etkisiyledir ki Türkiye yurttaşlarının tarım ürünleri ihtiyacını ancak ithalat ile karşılayabilen ülkeler ligine düşmüştür.

Tarımsal KİT’lerin tasfiye edilmesi, yerli tohumculuğun yeterince desteklenmemesi, gübre ve tarım ilacı girdilerinin hızla yükselmesi, ülkemiz tarım sektörü açısından ilk etapta ifade edilebilecek olumsuzlukların başında gelmektedir.

Tarım sektörü bu gün dünyanın en stratejik sektörlerinden biridir. Sürdürülebilir ve rekabet gücü yüksek bir tarım sektörünün oluşturulması ülkemiz için olmazsa olmazlarımızdandır. Ulusal kaynaklarımızı başka ülkelerin çiftçilerini desteklemek için kullanmaya devam edersek hem ithalat ihracat makası açılacak hem de kendi üreticilerini yeterince sübvanse edemeyen bir ülke olarak ileride topraklarını ekecek çiftçi bulmakta güçlük çekeceğiz.

Ülkemiz tarım sektörünün merkezi yönetim bütçesinden en azından Tarım Kanunu’nda öngörüldüğü kadar desteklenmesi gerekmektedir.

Üretmekten başka gayesi olmayan çiftçimiz, tarlasına, bahçesine ilaç ve gübre atamaz duruma düşmüş, uluslararası piyasada rekabet gücünü yitirmiştir.

Ülkemiz çiftçisi artan maliyetler altında ezilmektedir. Önlem alınmaz ise, tarımsal üretim potansiyeli yüksek olan ülkemiz de, çiftçilerimiz üretim sürecine yabancılaşacaktır. Bugüne kadar uygulanan politikaların en acı sonucu kent merkezlerinde kurulan TANZİM Satış Çadırları olmuştur.

Artık yapılması gereken; vakit kaybetmeksizin yapısal önlemlerin alınması ve sürdürülebilir tarımsal üretimin önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Aksi halde Türkiye saptan samana, domatesten patlıcana, patatesten soğana her şeyi ithal etmeye devam edecek.

Buradan karar alıcılara sesleniyorum;

Gelin Tarım Kanunu’nun 21. Maddesini uygulayın. Çiftçimizi GSYH’nin en az yüzde biri oranında destekleyin. Tarımsal üretimde kullanılan tohum, gübre ve tarım ilacı gibi girdilerdeki vergileri düşürerek, maliyetleri aşağıya çekmek için çiftçimize sahip çıkın. Çiftçilerimizin tarımsal kredi borçlarının faizlerinin tamamını silin.

Devletin yaptığı tarımsal destekleri çiftçinin girdi maliyetlerini hesaplayarak ve üzerine çiftçinin karını da ekleyerek belirleyin ve bir yıl önceden açıklayın ki Çiftçi önünü görebilsin. Destek tutarlarını her yıl en azından enflasyon oranı kadar artıracağınızı taahhüt edin.

Emeğiyle geçinen, toprağa alın terini akıtan çiftçilerimizin dünya çiftçiler gününü kutluyor, nasırlı ellerinden öpüyorum.

  • Etiketler
  • Yorumla

Gemici
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
reklam
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz